Park Mı, Orman Mı?

"Ana babalar çocuklarını park içinde yaşamaya mı hazırlasınlar, yoksa orman içinde yaşamaya mı?"

Ne görüyorum?

Bir parka girdiğiniz zaman onun düzenini, tasarımını görürsünüz, çünkü park planlanmış, tasarlanmış bir mekandır; park içinde yer alacak olan çiçeklerin türleri, miktarları, nerelere kaçar tane dikileceği belirlenmiştir. Havuzun yeri bellidir, kaya konulacaksa kayanın yeri bellidir. Yürüyüş yolları, banklar, bisiklet yolları belirlenmiştir. Parkta hayvan görmek isterseniz, bir köşesine bir hayvanat bahçesi kondurur, hayvanları parmaklıkların arkasına ya da kafeslere korsunuz. Park sürekli bakım ister.

Orman doğaldır, tasarlanmış bir mekan değildir; yaşlı ağacın dalı kırılmıştır, gövdesini kurtlar yemeye başlamıştır; kırık dalın yanında yeni bir ağaç filizlenmiştir; yapraklar birikmiş, altları çürümüştür. Ormanda gördüğünüz bir kaostur. Çürük yaprakların altında solucanlar, böcekler yaşar. Hayvanlar kendi doğal ortamlarında yaşarlar. Orman içinde yer alan her şey kendiliğinden oradadır ve doğal bir yaşam içindedir.

Park da yer alan her şey biri onu oraya diktiği ya da koyduğu için oradadır; orman da ise doğal olarak, orada var olduğu, yaşadığı için oradadır.

Parkta tüm bitkilere ve hayvanlara bakım gerekir; ormanda doğal olarak orada yaşarlar, kendi yaşamlarını devam ettirirler. Ormandakiler özgündür, doğaldır ve özgürdür. Kendi yaşamlarını kendileri sürdürebildikleri için orada hayattadırlar.

Evet, parka girdiğiniz zaman tasarlanmış, planlanmış bir alan görürsünüz, bir nizam ve intizam vardır. Ormana girdiğiniz zaman ilk gördüğünüz bir karmaşa, düzensizlik ve karışıklıktır. Ama yeteri kadar ormanda kalır ve oranın yaşamını anlamaya çalışırsanız gördüğünüz karmaşanın altında çok boyutlu bir düzeninin farkına varmaya başlarsınız. Bu düzen içinde her şey bir büyük bütünün parçası olmakta ve birbirini etkilemektedir. Büyük bütünün içinde bir düzen içinde yer alan yaşam ve ölüm birbirlerini anlamlı kılmaktadır.

Yaşamın gerçeği hangisi?

Şimdi kendime şu soruyu soruyorum: Park ve ormanın doğasını anlamak, ikisi arasındaki farkın bilincinde olmak önemli mi?

Seminer veriyorum, konuşmalar yapıyorum, kitap yazıyorum, televizyon programı yapıyorum. Kendime soruyorum, yaşamın gerçeği ne? Yaşamın gerçeği park modeli mi, orman modeli mi?

Yani ben ne önereyim; anababalar çocuklarını park içinde yaşamaya mı hazırlasınlar, yoksa orman içinde yaşamaya mı? Hangisi daha gerçekçi? Çocuk park içinde yaşamaya mı hazırlanmalı, yoksa ormanda yaşamaya mı?

Gerçek yaşamda hangisi daha güçlü şekilde ayakları üzerinde kalabilir?

Tasarlanmış bir ortam

Park öyle bir ortam ki, birileri o ortamın neresinde ne yapılacağına, nasıl yapılacağına, ne kadar yapılacağına, ne zaman yapılacağına karar vermiştir. Yapanlar bu kararları uygularlar ve park oluşturulup bittiğinde parkı tasarlayanlar ortaya çıkan sonucu planla karşılaştırabilirler. Beklenildiği şekilde yapılmış mı, yoksa eksik ya da fazlalıkları var mı? Sonuca bakarak karar verebilirsiniz.

Ormanın tasarımı, bazı inanç sahiplerine göre belki vardır, ama bu tasarımın ne olduğunu biz bilmiyoruz. O nedenle orman gelişirken, orman ormanlığını bulup yaşamına devam ederken kıyaslayacak bir planımız yok.

Ne var ki, doğal haline bırakılmamış, gelişimine şu veya bu şekilde müdahale edilmiş bir ormanı hemen tanırız. Neye nasıl müdahale ettiklerini tam kestiremeyebiliriz, ama bu ormanın doğal halinde gelişimine izin verilmediğini biliriz.

Nasıl biliriz?

Demek ki, sezgisel olarak içimizde doğal bir ormanın nasıl olacağıyla ilgili bir model var.

Bu sezginin temeli ne? Acaba yaşamın gerçeğiyle ilgili bir önsezimiz mi var?

Doğan Cüceloğlu (15.03.2009)

Yorumlarınızı Paylaşın

GÖNDER

1 Yorum

  1. Fatih İbrahim KaracaKonfor alanının dışına çıkmak, alışkanlıkları değiştirmek, gelişime değişime açık olmak zor olması sebebiyle insanlar genel olarak tercihini parktan yana kullanıyor ama içimiz özümüz aslında ormanı ister.

İlgili kitaplar

Güncel Video

Çaresizlikten nasıl kurtuluruz?

‘İyimser’ ve ‘kötümser’ olmak arasındaki fark nedir? Çaresiz mi doğuyoruz? Neden depresyona giriyoruz?